Düşük Karbon Diyeti Nedir?

24 Şubat 2020

Düşük Karbon Diyeti, tükettiğimiz yiyeceklerin üretilmesi esnasında ortaya çıkan ve küresel ısınmaya sebep olan başta karbon olmak üzere sera gazlarının azaltılmasına yönelik olarak bireylerin yedikleri yiyecekleri planlamasına dayanan bir diyettir. Diyet temel amacı kilo vermek olan diğer diyetlerden amacı bakımından oldukça farklıdır. Düşük Karbon Diyetinde amaç, diyeti yapan kişinin kilo vermesini sağlamak değil, kişinin tükettiği yiyecekler sebebiyle yol açtığı sera gazı salınımını azaltmaktır.
A.B.D.’de yapılan araştırmalara göre, bireylerin gıda tüketimi ve bu gıdaların üretimi, nakliyesi, paketlenmesi gibi işlemler sebebiyle ortaya çıkan sera gazları salınımı A.B.D.’nin sebep olduğu karbon gazı salınımının %20’sine karşılık gelmektedir. Bu sebeple, insanların yeme alışkanlıklarında yapacakları bazı değişikliklerle karbon gazı salınımının azaltılmasına ciddi katkı sağlayabilecekleri ve böylece küresel ısınmanın yavaşlatılmasına katkı verebilecekleri düşünülmektedir.
Düşük karbon diyetinin beş temel prensibi şunlardır:
1. Yiyecekler kesinlikle israf edilmemelidir: A.B.D.’de yapılan araştırmalara göre yiyeceklerin %25’i yenilmeyip çöpe atılmaktadır. Çöpe atılan yiyeceklerin üretilmesi, nakliyesi gibi işlemler sebebiyle ortaya çıkan sera gazları da boşu boşuna çevreye zarar vermiş olmaktadır. Dolayısıyla herkesin yiyecek israfı konusunda çok dikkatli olması gerekmektedir. İhtiyacımızdan fazla yiyecek almamalı ve yeni yiyecekler almadan önce evdekileri tükettiğimizden emin olmamız gerekmektedir.
2. Yiyecekler mevsiminde tüketilmelidir: Günümüzde gelişen teknoloji sebebiyle dört mevsim boyunca her türlü sebze ve meyve bulunabilmektedir. Ancak mevsiminde olmadığı halde bulabildiğimiz sebze ve meyveler genellikle dünyanın farklı bölgelerinde veya seralarda üretilip sofralarımıza ulaşmaktadır. Bu durum mevsiminde olmayan sebze ve meyvelerin üretilmesi ve bize ulaşması için ciddi enerji tüketimi ve dolayısıyla karbon salınımıyla sonuçlanmaktadır. Bulunduğumuz mevsime ait sebze ve meyveleri tüketerek karbon salınımının azalmasına önemli katkıda bulunabiliriz.

3. Hayvansal gıda tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır: Özellikle büyükbaş hayvanlar, sindirim sistemleri sebebiyle bir sera gazı olan metan üretmektedirler. Metan gazı, karbon gazına göre 20 kat daha fazla küresel ısınmaya sebep olmaktadır. İnsanların hayvansal gıda tüketimini arttırması sebebiyle gitgide daha fazla büyükbaş hayvan yetiştirilmekte ve bu sebeple atmosfere çok daha fazla metan gazı salınmaktadır. Dolayısıyla günlük diyetlerimizde protein kaynağı olarak baklagilleri tercih eder ve hayvansal gıda tüketimimizi azaltırsak, küresel ısınmaya karşı önemli bir adım atmış oluruz.
4. Yaşadığımız ülkede üretilmeyen gıdalardan uzak durmalıyız: Yaşadığımız ülkede üretilmeyen gıdalar, gıdaların çabuk bozulmasından dolayı muhtemelen uçak benzeri taşıtlarla nakledilmektedirler. Bu tarz nakliye yöntemleri önemli miktarda karbon salınımına sebebiyet vermektedirler. İnsanların günlük diyetlerinde yaşadıkları ülkede üretilen gıdaları tercih etmeleri karbon salınımını azaltmak adına önemli bir adım olacaktır.
5. İşlenmiş gıda tüketiminden kaçınılmalıdır: İşlenmiş gıdalar, hem uygulanan işlemler hem de bozulmamaları için kullanılan yöntemler nedeniyle işlenmemiş gıdalara göre daha fazla karbon salınımına sebep olmaktadırlar. Bu sebeple işlenmiş gıda tüketiminden mümkün olduğunca kaçınılması karbon salınımını azaltmak için gereklidir.
2014 yılında İngiltere’de yapılan bir çalışmada, yemeklerde yüksek miktarda et tüketenlerin(günlük 100 gramdan fazla et tüketenler) günlük yol açtığı karbon salınımı 7,19 kg iken, vejetaryen beslenen kişilerde bu rakamın 3,81 kg olduğu görülmüştür. Bu sonuç beslenme ile karbon salınımı arasındaki ilişkiyi ortaya koyması açısından oldukça önemlidir. Araştırma uyguladığınız diyet ile sebep olduğunuz karbon salınımını yarı yarıya azaltabileceğinizi göstermektedir.

Küresel ısınmanın temel sebebi olan karbon ve sera gazları salınımı insan kaynaklı aktivitelerden kaynaklanmaktadır. Devletler sebep oldukları karbon salınımlarını azaltmak için çeşitli çalışmalar yapıyor olmalarına rağmen, ne yazık ki günümüz itibarıyla karbon salınımı yeterli derecede azaltılamamıştır. Bu durum küresel ısınmanın devam etmesine ve olumsuz etkilerini yaşamımızın her alanında göstermesine sebep olmaktadır. Bizlerin de bireyler olarak konuya ilişkin yapabileceğimiz birçok şey bulunmaktadır. Bunlardan birisi de düşük karbon diyetidir. Düşük karbon diyetinin temel prensiplerini uygulayarak hem sebep olduğumuz karbon salınımını azaltabilir hem de daha sağlıklı beslenebiliriz.

 

Makalemizi emojilerle desteklemeyi ve yorum yapmayı unutmayınız.


Bu içeriğe emojiyle tepki ver.


Etiket: Karbon Diyet Diyet Kilo Kontrolü Sağlıklı Beslenme

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!

Sizin için Seçtiklerimiz:

En Çok Serotonin İçeren 10 Gıda
En Çok Serotonin İçeren 10 Gıda

Serotonin insanlar için en önemli hormonlardan bir tanesi çünkü ruh halini ve uyku düzenini doğrudan etkiliyor. Aynı zamanda kan basıncı düzeylerini de kontrol ediyor. Serotonin triptophan adı verilen amino asitlerden oluşur ve triptophanı gıdalardan almanızla birlikte beyne doğru yolculuğu başlar v

Serotonin insanlar için en önemli hormonlardan bir tanesi çünkü ruh halini ve uyku düzenini doğrudan etkiliyor. Aynı zam...

Mevsimsel Alerjileri Beslenme İle Hafifletme
Mevsimsel Alerjileri Beslenme İle Hafifletme

Bahar ayları cıvıl cıvıl aslında fakat eğer mevsimsel alerjilerden mustaripseniz cıvıl cıvıl havalarda kendinizi elinizde peçete hapşırırken, gözleriniz kızarmış, burun akıntılarıyla ,öksürerek halsiz yorgun olarak bulabilirsiniz. Mevsimsel alerjiler maalesef kişinin yaşam kalitesini etkiliyor.

Bahar ayları cıvıl cıvıl aslında fakat eğer mevsimsel alerjilerden mustaripseniz cıvıl cıvıl havalarda kendinizi elinizd...

Kolajen Peptidler Yaşlanırken Bize Nasıl Yardımcı Olabilir?
Kolajen Peptidler Yaşlanırken Bize Nasıl Yardımcı Olabilir?

Birçoğumuz zarafetle yaşlanmaktan mutlu olsak da, zamanın akışını yavaşlatmak söz konusu olduğunda, belirli ürünlerle ilgili bir yardım eli olması güzel. Yaşlandıkça vücudumuz daha az kolajen ve elastin üretir ve bu da cildin incelmesine, ince çizgilere, sarkmalara ve kırışıklıklara neden olur.

Birçoğumuz zarafetle yaşlanmaktan mutlu olsak da, zamanın akışını yavaşlatmak söz konusu olduğunda, belirli ürünlerle il...