Antioksidanların Faydaları

06 Mayis 2022

Antioksidan: Son zamanlarda hakkında birçok araştırma yapılan, adından da sıkça bahsettiren vücudumuzun koruma kalkanları… Hastalıkları önlemek ve yaşlanmayı geciktirmek gibi mucizevi güçleri olan bu madde hakkında bilmemiz gereken çok şey var.

Antioksidan Nedir?
En basit tarifle adından da anlaşılacağı üzere antioksidan, vücuttaki oksidasyon adı verilen kimyasal sürece karşı koyarak bizleri koruyan moleküllere verilen isimdir. Serbest radikaller denilen moleküler yapılar oksidasyon sonucu DNA ve bazı proteinlere zarar vererek hücre yapısının bozulmasına neden olabilir. Hücre yapısının bozulması ise kanserden alzheimer’a kadar çok çeşitli hastalıklara yol açabilir. Antioksidanlar hücre yapısına göz diken serbest radikallerle savaşta vücudumuz yardımcı olmakla görevlidirler.

Hangi Besinlerde Bulunur?
Beslenme yoluyla aldığımız en önemli antioksidanlar A, C, E vitaminleri, beta-karoten, likopen, lutein, flavonoidler ve selenyum’dur. Süt ürünleri, meyve ve sebzelerin çoğu, ayçiçeği ve diğer bitkisel yağlar, pirinç, mısır, buğday gibi tam tahıllar, kuruyemiş, yumurta ve baklagiller antioksidan bakımından zengindir.
Özellikle öğünlerimize bol bol eklememiz gerekenler ise böğürtlen, brokoli, domates, yeşil çay, kırmızı erik, havuç ve kırmızı üzüm! Hatta üzümü, çekirdeğiyle yememiz tavsiye ediliyor. Çünkü üzüm çekirdeğinin şu zamana kadar bulunan en güçlü antioksidan taşıyıcısı olduğu ortaya çıkmış.
Canlı renklere sahip olan yiyecekler genellikle en fazla antioksidan içeren besinler olarak karşımıza çıkıyor.

Kalp Ve Damar Hastalıklarına Karşı Antioksidan
Araştırmalara göre, antioksidanlar kalp hastalıkları ve inme riskinin önlenmesinde ya da ilerlemesinin yavaşlatılmasında çok önemli bir rol oynuyor. Özellikle kırmızı üzüm, kuvvetli antioksidanları sayesinde kalp sağlığını desteklemeye yardımcı, kandaki pıhtılaşmayı azaltıcı, kan damarlarının açık ve esnek olmasını sağlayıcı özelliklere sahip.
Sarımsak da kalp sağlığını korumak, kolesterol seviyesini dengede tutmak, yüksek tansiyonu düşürmek ve serbest radikallere karşı mücadele etmekte etkili bir besin. Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar gibi besinler kanser ve kalp hastalıklarını önlemeye yardımcı olabiliyor.

Sivilce Ve Kırışıklıkları Azaltır
Neredeyse herkes tertemiz, pürüzsüz bir cilde sahip olmak ister. Antioksidanlar, bu konuda da bizlere yardımcı oluyor! Sürekli olarak savaş halinde oldukları serbest radikallerin, ciltteki en önemli belirtilerinden biri sivilcelerdir. Antioksidanlar bunu önlemeye çalışır ve sivilce tedavisine çok büyük katkıda bulunur. Cilt bakımı konusunda en bilindik olanlar, cildin akneyle savaşmasına yardımcı olan C vitamini ve hücre gelişimine katkıda bulunup sivilce izlerini hafifleten E vitaminidir. Antioksidan besinlerle hazırlanan maskeler de cildi sıkılaştırır.
Kırışık oluşumuna da sebep olan serbest radikalleri, yine antioksidanlar durdurur. Başta yeşil çay olmak üzere, antioksidanlar kan dolaşımını hızlandırır ve hücre metabolizmasını destekler. Bundan dolayı, sivilce, siyah nokta ve kırışıklık gibi problemlerin tedavisinde son derece etkilidir. Antioksidanlar ve vitaminler, ciltte oluşan ince çizgilerin görünümünü hafifletir, derin kırışıklıkların oluşumunu da engeller.

Göz Hastalıklarını Önler
C vitamini, E vitamini, beta-karoten ve çinko antioksidanlarının, görme kaybını azaltmaya yardımcı olduğu ve kataraktın ilerlemesini yavaşlattığı bilinmektedir. Özellikle ıspanak, lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler, içerisindeki lutein maddesi sayesinde katarakt ve sarı nokta hastalıklarının gelişimini önlemekte ve gözlerin hasarlara karşı korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Saçları Güçlendirir
Beslenme eksikliği, saç dökülmesine neden olan en önemli etkenlerden biridir. Antioksidan içeren besinleri düzenli tükettiğinizde, saç dökülmesine dur diyebilirsiniz! Güneşin ve hava kirliliğinin verdiği hasarlar, saçlarınızı çok çabuk yıpratır. Antioksidanlar, bu hasarları onararak, sağlıklı saçlara sahip olmanızı sağlar.

Antioksidanlar Ve Kanser İlişkisi
Serbest radikallerin hücrelere ve DNA’ya zarar vermesi, kanserin gelişiminde büyük rol oynar. Onlara karşı direnecek yeterli antioksidan alımı olmadığında, vücutta biriken serbest radikaller, hücrelerin DNA’sını bozup kanserojen özellik kazanmasına neden olur. Dışarıdan besinler sayesinde yapılan antioksidan takviyesinin, kanser gelişimiyle ilişkili hasarı önlediği, prostat ve kalın bağırsak kanseri riskini büyük oranda düşürdüğü kanıtlanmıştır.
Yeşil çayın harika bir antioksidan kaynağı olduğundan bahsetmiştik, ama onu diğerlerinden ayıran içerisindeki EGCG (Epigallokateşin Gallat) maddesi sayesinde, etkin bir şekilde serbest radikallere saldırarak kanserli hücre gelişimini önlemeye yardımcı olabilmektedir.
Bunların yanı sıra, bazı kanser türleri üzerinde negatif etkiye neden olduğu da gözlemlenmiştir. Bu nedenle herhangi bir antioksidan takviye kullanmadan önce doktorunuza danışmanızda fayda var.

 

Makalemizi emojilerle desteklemeyi ve yorum yapmayı unutmayınız.


Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!

Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!

Sizin için Seçtiklerimiz:

Kollajen Takviyeleri Kullanmanın 6 Faydası
Kollajen Takviyeleri Kullanmanın 6 Faydası

Kollajen vücutta fazla bulunan bir proteinlerdir. Tendonlar, ligamentler, deri ve kaslar dahil olmak üzere vücudun çeşitli kısımlarını oluşturan bağ dokuların ana bileşenidir.

Kollajen vücutta fazla bulunan bir proteinlerdir. Tendonlar, ligamentler, deri ve kaslar dahil olmak üzere vücudun çeşit...

Potasyumu Azaltmanız İçin Nedenler
Potasyumu Azaltmanız İçin Nedenler

Potasyum ve akşamdan kalma durumundan kurtulmak için faydalarını duymuş olabiliriz. Bir domates veya havuç suyu, birçok insanın başvurduğu seçeneklerdir. Ancak diyette potasyumu azaltma ihtiyacı hakkında çok az şey duyuyoruz.

Potasyum ve akşamdan kalma durumundan kurtulmak için faydalarını duymuş olabiliriz. Bir domates veya havuç suyu, birçok ...

Ağrı Kesici Olarak Zencefil Tozu
Ağrı Kesici Olarak Zencefil Tozu

Ağrı için en az sekiz randomize, çift kör, plasebo kontrollü zencefil denemesi yapılmıştır. Üniversiteli sporcuların yüzde 95'ine kadar ve lise futbolu oynayan çocukların dörtte üçü tarafından kullanılan ibuprofen gibi tipik olarak steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID'ler) kullanıyorlar.

Ağrı için en az sekiz randomize, çift kör, plasebo kontrollü zencefil denemesi yapılmıştır. Üniversiteli sporcuların yüz...