Psikobiyotikler Nedir, Ruh Halimizi Nasıl Etkiler?
23 Kasim 2021
Kendimizi ne zaman kötü hissetsek bize en kolay gelen yemeği yemek isteriz. Ruh durumumuzla bu denli bağdaştırdığımız yemek yeme alışkanlıklarımızın arkasında bilimsel bir bağlantı bulunmaktadır. Araştırmacılar “konfor” yiyecekleri olarak tanımladığı favori besinlerimizin, bağırsaklarımızda nasıl işlendiklerini, beynimizde ne gibi etkileri olduğunu inceledi. Araştırma sonucu ise ruh durumumuza iyi geldiği kanıtlanan besinler, “psikobiyotik” olarak tanımlandı. Peki psikobiyotikler nedir, modumuzu ve bilişsel yetilerimizi nasıl etkilemektedir? İşte yanıtları!
Psikobiyotikler Nedir?
Yapılan birçok araştırma, sindirim sistemlerimizde yaşanan mikroorganizma topluluğumuzun yani mikrobiyotamızın zihnimiz ile iletişim halinde olduğunu söylüyor.
Mikrobiyotamız doğduğumuz andan itibaren beslenme şeklimiz, yaşam alanımız gibi çeşitli faktörlerle şekillenir, sadece bize özel bir hale gelir. Bu organizmalar bağışıklık sistemimizi oluşturur, yemeklerimizi sindirir, enfeksiyona karşı savaşır ve zihinsel fonksiyonlarımız için gerekli nörokimyasalları salgılar. Zihinsel aktivitemize destek olan bu mikroorganizmalara da psikobiyotik denir.
Psikobiyotiklerin Modumuza Etkisi
İkinci beyin diye de adlandırılan bağırsaklarımız, psikobiyotik organizmalar üzerinden ruh durumumuzu ve bilişsel fonksiyonlarımızı kontrol eder. Doğası gereği hem iyi hem kötü huylu bakterileri içeren mikrobiyotamız, kötü bakterilerin sayısının artmasıyla dengesizleşir. Böylece kişi kendini sürekli endişeli ve stresli hisseder. Enfeksiyon, antibiyotik kullanımı, stres gibi etkenlerin yanı sıra belki de bu durumu en çok tetikleyen davranış kötü beslenme alışkanlıklarıdır.
Modumuzu Yükselten Beslenme Alışkanları
Belirli bir sebep yokken hissedilen enerji düşüklüğü, mutsuzluk hatta depresif bir ruh hali, midemize giren yiyeceklerden kaynaklanıyor olabilir. Bu gibi durumlarda, psikobiyotik organizmalarla en iyi etkileşen besinleri tüketmek ruh durumu üzerinde pozitif bir etki yaratabilir. Psikobiyotik diyet diye adlandırılan bağırsak dostu beslenme şekli, aslında oldukça temel ve günlük rutine kolayca adapte edilebilecek katmanlardan oluşuyor. Özünde, 2 temel mikroorganizmayı; probiyotikler ve prebiyotikleri vücuda yüksek miktarlarda almayı hedefliyor.
Psikobiyotik Diyet Nelerden Oluşur?
Öğrencilik yıllarından aşina olduğumuz besin piramitleri psikobiyotik diyeti anlamamız ve kolayca uygulamamızda bizlere yardımcı oluyor.
Birinci ve en alt katman:
Piramidin en alt ve en büyük katını lif açısından zengin prebiyotik besinler kaplıyor. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar, baklagiller, zeytinyağı, ot ve baharatlar her gün yenmesi önerilen psikobiyotik etkisi yüksek yiyecekler olarak sıralanıyor. İlk katmanın yeme alışkanlığımızın büyük bir bölümünü oluşturması gerekiyor.
İkinci katman:
Bu katman probiyotik açıdan zengin fermente edilmiş turşu, kefir gibi yiyeceklerden, deniz ürünlerinden ve balıklardan oluşuyor. Bu katmanı da sıkça tüketmemiz öneriliyor.
Üçüncü katman:
Süt ürünlerinin, yumurtanın ve tavuğun bulunduğu üçüncü katman sadece haftada 1-2 kere tüketmemiz gereken yiyecekleri gösteriyor. Üzgünüz, peynir severler!
Dördüncü katman:
En üstte bulunan ve en az sıklıkta tüketmemiz gereken besinleri gösteren dördüncü katman et ürünlerini ve rafine şekerli gıdaları kapsıyor.
İlk başta zorlayıcı gibi görünse de temel prensipleri Akdeniz diyetine ve İskandinav beslenme stiline benzeyen psikobiyotik diyeti; sebze, meyve ve tahıl açısından zengin, dolayısıyla da Türk mutfağına adapte etmek oldukça kolay. Sağlıklı bağırsaklar ve dolayısıyla mutlu bir ruh hali için bir başka tüyo da birinci ve ikinci katmanlardaki yiyeceklerden daha çok yemek yerine üçüncü ve dördüncü katmanlardaki besinlerden daha az tüketmek.
Makalemizi emojilerle desteklemeyi ve yorum yapmayı unutmayınız.
Sizin için Seçtiklerimiz:
Sonbahar Kaygısı: Bu Sezon Neden Daha Stresli Hissedebilirsiniz?
Sonbahar kaygısı, bazı insanların sonbahar aylarında hissetmeye başladığı kaygıdaki yıllık artıştır. Uzmanlar, bu kaygının bazı nedenlerinin yeni bir eğitim yılına başlamak, tatil sezonunun başgösteren stresi veya yaz boyunca istenilen hedeflere ulaşamamanın olası pişmanlıklarından kaynaklanabileceğ
Sonbahar kaygısı, bazı insanların sonbahar aylarında hissetmeye başladığı kaygıdaki yıllık artıştır. Uzmanlar, bu kaygın...
Egzama İçin En İyisi Nedir: Hindistan Cevizi Yağı, Mineral Yağı Ve Vazelin
Meyan kökü jeli ve hindistancevizi yağı, mineral yağ ve petrol jölesi gibi yumuşatıcılar da dahil olmak üzere egzama için doğal topikal ilaçlar teste tabi tutulur.
Meyan kökü jeli ve hindistancevizi yağı, mineral yağ ve petrol jölesi gibi yumuşatıcılar da dahil olmak üzere egzama içi...
Ananas ve Sütü Karıştırmalı Mısınız?
Ananas ve sütü karıştırmanın toksik, hatta ölümcül olabileceğine dair bloglarda veya sosyal medyada söylentiler duymuş olabilirsiniz. Tek başına ananas (Ananas comosus), karakteristik tatlı ama asidik tadıyla ünlü tropikal bir meyvedir. Aslında, muz ve narenciyeden sonra dünyanın en popüler üçüncü
Ananas ve sütü karıştırmanın toksik, hatta ölümcül olabileceğine dair bloglarda veya sosyal medyada söylentiler duymuş o...
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Yapan Sen Ol!